Hareketli Protez Kaç Para? Bir Felsefi Düşünme Denemesi Bir sabah uyandığınızda, kaybolan bir organınızın yerine yenisi takılacak olsa, onun değerini neyle ölçerdiniz? Bir insanın bedeni, yalnızca biyolojik bir makine değil, aynı zamanda kimliğini ve deneyimini şekillendiren bir varlıktır. Ya kaybolan organın yerini dolduran teknolojik bir cihaz olsa? Hareketli protezler, modern tıbbın sunduğu olağanüstü olanaklarla insanların yaşamını kolaylaştıran cihazlar olsa da, bu cihazların değerini yalnızca fiyatla mı ölçmeliyiz? Ya da bu tür teknolojilerin varlığı, insan olmanın ne demek olduğunu yeniden tanımlamamıza mı yol açıyor? Bu yazıda, hareketli protezlerin fiyatı üzerinden felsefi bir yolculuğa çıkacağız. Etik, epistemoloji (bilgi felsefesi) ve ontoloji (varlık…
Yorum BırakBağlantılı Fikir Dünyası Yazılar
Ayna Karşısında Neden Namaz Kılınmaz? Antropolojik Bir Bakış Dünyada birçok kültür, farklı inançlar ve ritüellerle şekillenen bir insanlık mirasına sahiptir. Her kültür, günlük yaşamını ve dini ritüellerini farklı bir biçimde gerçekleştirir; her birinin, bireylerin kimliklerini ve toplumsal yapıları nasıl inşa ettiğine dair benzersiz bir hikâyesi vardır. Bu çeşitlilik, kültürel bir zenginlik yaratırken, aynı zamanda bizi, farklı düşünme biçimlerini ve inanç sistemlerini anlamaya davet eder. Gündelik yaşamla bağlantılı ritüeller, semboller ve normlar, sadece bireyleri değil, toplumları da şekillendirir. Peki, “Ayna karşısında neden namaz kılınmaz?” sorusu, bu çeşitliliği ve kültürler arası farkları nasıl anlamamıza yardımcı olabilir? Namaz, İslam dünyasında bir ibadet ve…
Yorum BırakApse Neden Ağrır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Günlük yaşamımızda karşılaştığımız fiziksel acılar genellikle çok net bir şekilde anlaşılır. Ancak bazen, bir hastalığın vücutta yarattığı acıdan çok daha derin anlamlar çıkarabiliriz. Apse, vücudumuzdaki bir enfeksiyon sonucu gelişen ve genellikle ağrıya yol açan bir hastalık durumudur. Peki, bir apse neden ağrır? Bunu bir tıp meselesi olarak görmek basit bir yaklaşım olurdu. Ancak, tıpkı sosyal yapıların ve güç ilişkilerinin vücuda benzeyen bir şekilde işlediğini düşündüğümüzde, apseyi bir toplumda meydana gelen yapısal bir dengesizlik ve bunun neden olduğu acı olarak ele alabiliriz. Sosyal yapılar, kurumlar, iktidar ilişkileri ve yurttaşlık hakları, bir toplumun yapısal…
Yorum BırakBizim Türküler Kimin Eseri? Bazı anlar vardır, bir melodi kulaklarınızda çalmaya başladığında, içinizde hiç beklemediğiniz bir şeyler kıpırdamaya başlar. Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, bir sabah pazarda karşılaştığım yaşlıca bir kadın, “Bizim Türküler kimin eseri?” diye sormuştu. Cevap vermek zorunda değildim, ama o an bir şeyler değişti. O soru, içimdeki bir kıvılcımı ateşledi ve birden bu şehre ait bir türküde kaybolmaya başladım. O Anı Hissedebiliyorum Kayseri’nin tarihi bir çarşısında yürürken, aniden bir türkü daldı kulaklarıma. “Erzurum’un elması”nı dinliyordum, ama sanki bu türkü sadece bir şarkı değildi. O an, şarkının anlamını, kelimelerin bende yarattığı duyguyu hissettim. Her bir notası, bir kaybı, bir…
Yorum Bırak10 Yaşındaki Çocuk Kaç Saat Telefona Bakmalı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Toplumlar, zamanla şekillenen güç ilişkileri, kurumlar, ideolojiler ve yurttaşlık anlayışlarıyla biçimlenir. Günümüz dünyasında, dijital teknolojilerin yükselişi ve bunun bireyler üzerindeki etkisi, özellikle çocuklar ve gençler için kritik bir mesele haline gelmiştir. Çocukların, özellikle de 10 yaşındaki bireylerin, telefona ne kadar zaman ayırması gerektiği sorusu, sadece bireysel bir tercih meselesi değil, aynı zamanda toplumsal düzenin, meşruiyetin ve iktidar ilişkilerinin bir yansımasıdır. Telefon kullanımı, bu çağın en belirgin güç dinamiklerinden biridir. Ancak bu dinamiğin çocuklar üzerindeki etkisi, çeşitli ideolojik çatışmalar ve toplumsal normlarla şekillenmektedir. Bu yazıda, 10 yaşındaki çocukların telefon…
Yorum BırakBilgin Zıt Anlamlısı Nedir? Gerçekten Bilgin Olmak Ne Anlama Geliyor? Evet, “bilgin” kelimesinin zıt anlamlısı ne olabilir diye düşündüğümüzde, aklımıza gelen ilk şey belki de “cahil” olacaktır. Ancak, işin içine biraz daha derinlemesine bakınca, bu kelimenin zıt anlamlısının ne olduğunu ve bu tür kelimelerin aslında ne anlama geldiğini sorgulamak gerekiyor. “Bilgin” kelimesi bir yandan entelektüel bir olgunluğu, birikimi ve eğitim seviyesini çağrıştırırken, “cahil” kelimesi genellikle olumsuz bir yargıyı ve bir tür cehaleti simgeliyor. Ama bir insan gerçekten bu kadar basit bir şekilde tanımlanabilir mi? Bilgin Zıt Anlamlısı: Sadece “Cahil” Mi? Toplumda “bilgin” denildiğinde genellikle bu kişi, geniş bir bilgiye sahip,…
Yorum BırakŞikayet Nasıl Yazılır TDK? Adım Adım Kılavuz Bir sabah kahvenizi içerken, belki de telefonunuzu elinize alıp bir mail okudunuz ya da telefonla bir müşteri hizmetleri temsilcisiyle konuştunuz. O an bir sorun ortaya çıktı: Hakkınızda yapılan bir yanlışlık ya da yaşadığınız bir mağduriyet, içinde bulunduğunuz durumu hem sinir bozucu hem de yorucu hâle getirdi. İster bir hizmet sağlayıcısına, ister kamu kurumlarına, isterse de bir şirket yetkilisine yazacağınız şikayet dilekçesi nasıl olmalı? Çoğumuzun zaman zaman şikayet yazma gereği duyduğu bu durumda, nasıl etkili bir şikayet yazılacağına dair birçok soru aklımıza gelir. Çünkü şikayet, sadece bir problemin dile getirilmesi değil, aynı zamanda doğru…
Yorum BırakNestlé Kimin İsrail Malı? Felsefi Bir Sorgulama Bir sabah, market rafında uzun süre düşündüğüm bir şey fark ettim: Herhangi bir ürünün etiketinde, markanın sahip olduğu ülkeden tutun, üretim yerlerine kadar her şey yazıyor. Ancak bu etiketin, aslında ürünün arkasında daha derin bir hikaye barındırdığını sorguladınız mı? Bir şirket, yalnızca maddi bir değer mi taşır, yoksa toplumsal, politik ve kültürel anlamları da birleştirir mi? Nestlé’nin İsrail ile bağlantısı üzerinden bu soruları düşünmek, felsefi anlamda daha büyük bir meseleyi keşfetmek için bir fırsat sunuyor. Felsefe, insanlıkla ilgili daha derin sorular sormak ve bunları anlamaya çalışmaktır. Bir ürünün veya markanın arkasındaki anlamları sorgularken,…
Yorum BırakDerya TDK Ne Demek? Derinlikli Bir Keşif Bir gün deniz kenarında yürürken, dalgaların sesini dinlerken bir an düşündüm: Denizin sonsuzluğunda ne var? Nereye gidiyor bu devasa su kütlesi? Her dalga, her kıyı, her damla bir yerden geliyor ve bir yere varıyor. Denizin büyüsü, bize sadece bir su birikintisinden daha fazlasını anlatır. “Derya” kelimesi, aslında buna dair pek çok şeyi içinde barındırıyor. Peki, Derya TDK ne demek? Yani, kelimeye yansıyan anlamı ne? Denizin derinlikleri gibi, dildeki anlamlar da katmanlı ve karmaşık olabilir. Gelin, bu kelimenin köklerine ve günümüzdeki kullanımlarına daha yakından bakalım. Belki de “derya”nın sadece “büyük deniz” anlamı taşımadığını, farklı…
Yorum BırakBis Dativ Mi Akkusativ Mi? Almanca Dilindeki Bu Karmaşık Tercihi Anlamak Almanca öğrenirken hepimizin kafasında beliren en büyük sorulardan biri şudur: “Bis dativ mi, akkusativ mi?” Bu soruyu ilk kez duyduğumda, içimde bir karmaşa dalgası yükseldi. Hangi durumu hangi ekle kullanacağımı düşünürken, “Doğru mu söylüyorum? Bunu anlıyorlar mı?” diye kaygılanır oldum. Hadi bir de üzerine “bis” gibi bir kelime eklenince, işler iyice karıştı. Eğer siz de Almanca dilindeki bu temel soruyu çözmeye çalışıyorsanız, yalnız değilsiniz! Almanca’da kullanılan “bis” edatı, dilin ince inceliklerine daldıkça karşımıza çıkacak önemli bir mesele yaratır: Dativ mi, akkusativ mi? Bu yazıda, bu soruya derinlemesine bir bakış…
Yorum Bırak